Belirsiz Alacak Davası Kaldırıldı mı? 2026’da Dava Nasıl Açılır?

İLETİŞİM

Bizimle dilerseniz WhatsApp hattı üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

Belirsiz Alacak Davası Kaldırıldı mı? 2026’da Dava Nasıl Açılır?

Belirsiz Alacak Davası Kaldırıldı mı? 2026’da Dava Nasıl Açılır?

Yazı İçeriği

Belirsiz Alacak Davası Kaldırıldı mı? 2026’da Dava Nasıl Açılır? — hukuki bilgilendirme kapağı

Kısa cevap: 31 Temmuz 2026’dan sonra belirsiz alacak davası açılamaz. 16 Temmuz 2026’da kabul edilen, 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanun (kamuoyundaki adıyla 12. Yargı Paketi) Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesini yürürlükten kaldırmıştır. Yeni davalarda alacak, koşulları varsa kısmi dava (HMK m. 109) ile ileri sürülür; talep konusu aynı davada, tahkikat sona erinceye kadar, bir defaya mahsus artırılabilir. Artırılan kısım bakımından zamanaşımı, dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. 31 Temmuz 2026’dan önce açılmış belirsiz alacak davalarında ise eski HMK m. 107 uygulanmaya devam eder.

AL&KAR Hukuk ve Arabuluculuk Bürosu 2016’dan bu yana Çağlayan’da (Vatan Caddesi, Kâğıthane) işçilik alacağı ve tazminat dosyalarına bakar. Av. Alperen Karakuş — aşağıdaki metin genel çerçevedir; somut dosyaya özel hukuki mütalaa veya büro teklifi değildir. Kıdem, ihbar, fazla mesai ve işe iade ayrı yazılardadır: Kıdem Tazminatı Hesaplama 2026, İhbar Tazminatı 2026, Fazla Mesai Ücreti 2026, İşe İade Davası 2026.

Ne değişti? 7589 sayılı Kanun ve HMK m. 107

Belirsiz alacak davası, 2011’den beri işçilik alacakları ve tazminat davalarının pratik omurgasıydı. Davanın açıldığı tarihte tutarı tam ve kesin belirlemenin davacıdan beklenemediği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, hukuki ilişki ve asgari bir miktar yazılarak dava açılıyor; tahkikat ilerledikçe talep, iddianın genişletilmesi yasağına takılmadan artırılabiliyordu. Uygulamada asıl mesele, bu davanın “kısmi dava mı, tam eda davası mı” olduğu ve zamanaşımının alacağın tamamı için kesilip kesilmediğiydi. Yargıtay daireleri arasında yıllarca süren bu ayrılık, 7589 sayılı Kanun’la kurumun kendisini kaldırarak kapatıldı.

Kanunun 19. maddesi HMK m. 107’yi yürürlükten kaldırmıştır. 20. maddesi ise kısmi davayı düzenleyen HMK m. 109’a şu fıkrayı eklemiştir:

“Alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. Bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.”

Bu iki cümle, 31 Temmuz 2026’dan sonra açılacak alacak davalarının usul haritasıdır. Adın “belirsiz alacak”tan “kısmi dava”ya çevrilmesi söz konusu değildir; ayrı bir dava türü kalkmış, kısmi davaya bir kez talep artırma ve zamanaşımını dava tarihine bağlayan bir kural eklenmiştir.

Eski sistemde belirsiz alacak davası ne işe yarıyordu?

HMK m. 107 (mülga) üç unsur üzerine kuruluydu: (1) tutarın dava tarihinde tam ve kesin belirlenmesinin davacıdan beklenememesi veya imkânsız olması, (2) hukuki ilişkinin ve asgari bir miktarın gösterilmesi, (3) tutar belirlenebilir hâle gelince talebin artırılabilmesi. Bu dava, alacağın tamamının dava edildiği bir eda davası olarak görülüyordu. Bu yüzden zamanaşımı, asgari rakam için değil, hukuki ilişkinin kapsadığı alacağın bütünü için kesilmiş sayılıyordu.

İşçilik alacaklarında bu kurumun bu kadar sık kullanılmasının nedeni basitti. Bordro, puantaj, fazla mesai fişi, banka kaydı ve tanık delili dosyaya girdikçe kıdem, ihbar, fazla mesai, yıllık izin ücreti ve ubgt gibi kalemlerin net tutarı değişiyordu. Davacı, bilirkişi hesabını beklemeden “1.000 TL kıdem + bakiye” yazmak zorunda kalıyordu. Mahkemeler bir kısmında “belirsiz alacak şartları yok, dava kısmi davadır” diyerek harç ve zamanaşımı tartışması açıyor; bir kısmında ise belirsiz alacağı kabul ediyordu. 7589 sayılı Kanun bu tartışmayı, kurumu kaldırarak bitirdi.

Yeni davalarda ne açılır? Kısmi dava (HMK m. 109)

31 Temmuz 2026’dan sonra açılacak davalarda ayrı bir belirsiz alacak davası yoktur. Davacı, alacağın bölünebilir kısmını kısmi dava ile isteyebilir. HMK m. 109’un duran hükümleri şöyledir:

  • Talep konusu niteliği itibarıyla bölünebilir ise yalnızca bir kısmı dava edilebilir (m. 109/1).
  • Talep konusunun miktarı taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz (m. 109/2).
  • Kalan kısımdan açıkça feragat edilmedikçe, kısmi dava açmak bakiye alacaktan vazgeçmek anlamına gelmez (m. 109/3).
  • Aynı davada talep, tahkikat sona erinceye kadar bir defaya mahsus artırılabilir; artırılan kısım için zamanaşımı dava tarihinden kesilmiş sayılır (m. 109/4).

Pratik sonuç: Dava dilekçesinde “belirsiz alacak davasıdır” yazmak artık bir usul yolu açmaz. Mahkeme, talebi HMK m. 109 çerçevesinde kısmi dava olarak nitelendirir. Miktarı baştan belirlenebilen bir alacak için (örneğin sözleşmede yazılı, çekişmesiz bir kira bedeli veya bordroda görünen net ücret farkı) kısmi dava da açılamaz; tam eda davası gerekir.

Eski düzen — yeni düzen

Konu31 Temmuz 2026 öncesi (HMK m. 107)31 Temmuz 2026 sonrası (HMK m. 109/4)
Dava türüBelirsiz alacak davası (tam eda)Koşulları varsa kısmi dava
Başlangıç talebiHukuki ilişki + asgari miktarDava edilen kısım (bölünebilir alacak)
Talep artırmaTutar belirlenebilir olunca, yasağa tabi olmadanTahkikat bitene kadar, yalnızca bir kez
ZamanaşımıAlacağın tamamı için dava tarihinde kesilirdiDava edilen kısım + (artırılırsa) artırılan kısım dava tarihinden kesilmiş sayılır
GeçişÖnce açılmış belirsiz alacak davalarında eski madde uygulanır

Zamanaşımı: asıl risk burada

Eski belirsiz alacak davasının davacıya sağladığı en somut koruma, zamanaşımının alacağın tamamı için kesilmesiydi. Yeni sistemde bu koruma otomatik değildir. HMK m. 109/4, zamanaşımını artırılan kısım bakımından dava tarihine ancak talep fiilen artırıldığında bağlar. Tahkikat sona erer ve talep hiç artırılmazsa, dava edilmemiş bakiye alacak dava dosyasının içinde değildir; o kısım için zamanaşımı işlemeye devam etmiş olabilir.

Bu yüzden 31 Temmuz 2026’dan sonra açılan işçilik alacağı davalarında üç nokta dosyanın kaderini belirler:

  1. Dilekçede hangi kalemlerin hangi tutarla dava edildiği açık yazılmalıdır. “Fazlaya ilişkin haklar saklıdır” cümlesi, tek başına bakiye alacağı davaya dahil etmez.
  2. Bilirkişi raporu veya karşı tarafın verdiği bilgi geldikten sonra talep, tahkikat bitmeden ve yalnızca bir kez artırılmalıdır. İkinci bir artırma, iddianın genişletilmesi yasağına takılır.
  3. Artırma yapılmadan tahkikat kapanırsa, kalan alacak için ayrı dava, feragat ve zamanaşımı tartışması yeniden açılır. Bu, eski belirsiz alacak pratiğinden en keskin kopuştur.

İşçilik alacaklarında pratik: kıdem, ihbar, fazla mesai

İşçilik alacaklarında arabuluculuk hâlâ dava şartıdır. 7589 sayılı Kanun bu şartı kaldırmamıştır. Dava açmadan önce arabuluculuk son tutanağı alınmadan iş mahkemesine gidilen dosyada usul engeli, belirsiz alacak tartışmasından önce gelir.

Kıdem ve ihbar gibi, ücret ve kıdem süresi belirlenebildiği ölçüde hesabı yapılabilen kalemlerde mahkeme, “miktar açıkça belirlidir, kısmi dava açılamaz” itirazıyla karşılaşabilir. Fazla mesai, ubgt, hafta tatili ve yıllık izin ücretinde ise delil durumu dosyadan dosyaya değişir. Yeni dönemde güvenli yol, belirsiz alacak etiketine sığınmak değil; her kalemi ayrı tutarla yazmak, belirlenemeyen bakiyeyi HMK m. 109/3 uyarınca saklı tutmak ve tahkikat içinde tek artırımı zamanında kullanmaktır.

İşçilik alacaklarının zamanaşımı kural olarak beş yıldır; hangi alacağın hangi tarihte muaccel olduğu, fesih ve ödeme olgularına göre ayrıca bakılır. Bu yazı, her dosyaya aynı sürenin uygulanacağı anlamına gelmez.

31 Temmuz 2026’dan önce açılmış davalar

Kanunda geçiş hükmü vardır. HMK m. 107’nin yürürlükten kaldırılmasından önce açılmış belirsiz alacak davalarında eski madde uygulanmaya devam eder. Bu davalar kendiliğinden kısmi davaya dönüşmez; talep artırma ve zamanaşımı kesilmesi, mülga m. 107 çerçevesinde yürür. İstinaf veya temyizdeki belirsiz alacak dosyaları da, açılış tarihi 31 Temmuz 2026 öncesiyse bu geçiş kuralının kapsamındadır. Yeni kural, yürürlükten sonra açılan davalardadır.

Sık yapılan hatalar

  • “Belirsiz alacak davasıdır” yazmak. 31 Temmuz 2026 sonrası dilekçede bu ibare, mahkemeyi HMK m. 107’ye götürmez.
  • Sembolik 1 TL veya 100 TL ile dava açıp artırmayı ertelemek. Miktar belirlenebilir ise kısmi dava zaten kapalıdır; belirlenebilir değilse bile tek artırma hakkı tahkikatın sonuna kadar saklanamaz — tahkikat biterse hak düşer.
  • Artırmayı ıslah dilekçesiyle ikinci kez denemek. Yeni fıkra “bir defaya mahsus” der. Islah, bu tek hakkın üzerine ek bir kapı açmaz.
  • Arabuluculuğu atlamak. İşçilik alacaklarında dava şartı duruyor.
  • Eski dosyayı yeni kurala zorlamak. 31 Temmuz 2026 öncesi belirsiz alacak davası, geçiş hükmü gereği eski maddeye tabidir.

Sık sorulan sorular

Belirsiz alacak davası tamamen bitti mi?

Yeni dava açmak bakımından bitti. HMK m. 107 yürürlükten kalktı. Ancak 31 Temmuz 2026’dan önce açılmış belirsiz alacak davalarında eski hüküm uygulanmaya devam eder.

Şimdi ne davası açacağım?

Alacak bölünebilir ve miktarı tartışmasız/açıkça belirli değilse kısmi dava. Miktar baştan belirlenebiliyorsa tam eda davası. “Belirsiz alacak” ayrı bir kapı değildir.

Talebi kaç kez artırabilirim?

Aynı davada bir kez. Süre: tahkikatın sona ermesine kadar. Artırılan kısım için zamanaşımı, dava tarihinden kesilmiş sayılır.

Fazlaya ilişkin haklarımı saklı tuttum, yeterli mi?

Hayır. Bu cümle, HMK m. 109/3 anlamında bakiyeden feragat edilmediğini gösterir; bakiyeyi davaya dahil etmez ve zamanaşımını kendiliğinden kesmez. Kesilme, talep artırıldığında ve artırılan kısım bakımından söz konusudur.

İşçilik alacaklarında arabuluculuk kalktı mı?

Hayır. 7589 sayılı Kanun arabuluculuk dava şartını kaldırmamıştır.

Bu yazı hangi tarihe göredir?

7 Eylül 2026. Dayanak: 7589 sayılı Kanun (kabul 16/7/2026), Resmî Gazete 31/7/2026, sayı 33326, m. 19–20 ve geçiş hükmü.

İlgili yazılar

Önemli: Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır; somut dosyanıza özel hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı uygulaması dosya bazında değişebilir. 7589 sayılı Kanun’un resmi metni ve Resmî Gazete yayımı esas alınmalıdır.

0532 261 66 31 0532 261 66 31 Danışma Hattı Danışma Hattı